Radyasyon hasarı akut ya da kronik olabilir. Sadece endüstriyel yaralanmalarda görülen akut yaralanmalar, tehlikeler çok iyi bilindiği için çok nadirdir. Kronik hasar yine sanayi sızıntıları ile ya da akne ve diğer benign hastalıklarda uygulanan tıbbi tedavi uygulamalarına bağlıdır. Neyse ki bu tür yaralanmalara maruz kalmış hastaların çoğu geçmişte kalmış ve bu gruba artık yeni hasta eklenmemektedir. Karşılaştığımız problemli yaraların çoğu malignite nedeni ile radyoterapi uygulanmış hastalardır ve bu tür yaralanmalar subakut yaralanmalar olarak değerlendirilmektedir. Radyasyonun nihai etkisinin dokuda iskemi yapması gerekmez, hatta radyasyon uygulanmış dokular iyi vaskülarize ve kolayca kanayan dokulardır. Ancak, revaskülarizasyon ve fibroplaziyi sağlayacak kök hücreler radyasyon nedeniyle yok olmaktadır. Radyasyon yaralarının çoğu, uygulanan kısmi kalınlıktaki deri grefti ile kolayca kapatılabilir. Diğerlerinde ise kas, kas-deri flepleri ya da serbest mikrovasküler doku transferleri gibi kendi kan dolaşımını ve kök hücrelerini beraberinde getiren vaskülarize dokular gerekir.