1. Kantitatif mikrobiyoloji bir fark yaratır mı?

Gertrude Stein "fark, fark olmalı ve bir fark oluşturmalı" demiştir. Bütün farkların önemli olması gerekmez fakat kantitatif mikrobiyoloji bir fark oluşturur. Dokuda 105'ten daha az mikroorganizma varlı­ğında invaziv enfeksiyon oluşmayacak, yara spontan olarak kapanacak ve deri greftleri aynı başarı oranı ile tutacaktır. Bir gram dokudaki mikroorganizma sayısı lC^'ten daha fazla ise deri greftleri tutmayacak ve invaziv enfeksiyon gelişecektir. Herhangi bir sayıda bile son derece tehlikeli olan streptokoklar, bu ku­ralın dışındadır.
Püye ait klinik bulguların görülebilmesi için bir gram dokuda 108-109 mikroorganizma bulunması gerekir. Bu durumda çıplak gözle görülebilen klinik bulgular ile bakterilerin kritik düzeyi arasında 1000 kat fark vardır. Acil serviste randomize olarak seçilen yaralar üzerinde yapılan bir klinik çalışmada, bir gram dokuda 105'ten fazla mikroorganizma içeren yara oranı % 20 olarak bulunmuştur. Bu oran ulusal düzeyde acil servislerde tedavi edilen yaralardaki ortalama enfeksiyon oranı ile uyumludur. Yaraların 105'ten daha az mikroorganizma içermeleri durumunda kapatıldıklarında ise enfeksiyon oranı % 1 'in altına düşmektedir.
Kantitatif bakteriyolojinin kemik dokuda da önemli olduğu gösterilmiştir. Sternal yaraların debrid- manı ve sadece alınan kemik doku kültürlerinde bir gram dokudal05'den az mikroorganizma içeren yara­ların kapatılması durumunda, yaralardaki enfeksiyon elimine edilebilir. Kantitatif mikrobiyoloji, yumu­şak doku kontaminasyonunun düzeyini değerlendirmeye bilimsel kesinlik kazandırır ve varsayım yerine klinik doğrulukla ve belirli bir modalite ile yaranın kapatılmasına imkan sağlar.

 

halı yıkama ankara halı yıkama